engel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
engel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2013 Salı

Avrupa Gönüllü Hizmeti Aralık nüshası

  E haliyle buralara da Winter is Coming. Hal böyle olunca anlatacak pek bir mevzu da çıkmıyor bize. Ayıptır söylemesi Zaragoza’ya özgü bir hava durumu var: El cierzo. Bir çeşit rüzgar ama tövbe yarabbi böyle bir rüzgar yok. Ben İstanbul’luyum ılımlı iklim insanıyım diyorum dinletemiyorum. Uçtum uçacağım azizim…

  Havadan sudan muhabbete girdikten sonra gelelim Aralık ayının anlam ve önemine. Malumunuz 11 ayın sultanı mübarek Christmas yaklaşıyor. İspanya’daki adıyla Navidad yani. Şehir merkezinde iki yerde Noel marketleri kuruldu bile. Şehirler süsleniyor, evler süsleniyor, hediyeler alınıyor, akşam yemekleri ayarlanıyor… Kapitalizm’de tavan anlayacağınız. Ama oldukça eğlenceli. Biz de çalıştığımız kuruluşların Festival ve hediyelik hazırlıklarına yardımcı oluyoruz. Herkeste çocuk gibi bir heyecan. Bendeki ise bambaşka. Monitörüm “Sen Müslümansın Gizem bir rahat dur, sana n’oluyo?” diyor ama nafile J

  Bir yandan da ufaktan sıla özlemi mi desem, gurbetlik mi desem… yok be o çok ağır oldu ama İstanbul’u özlemeye başladım işte. Durduk yere Ortaköy’de kumpir, Moda Çay Bahçesi’nde geyik sohbet, Nevizade’de bira, Üsküdar’da Kız Kulesi’ne nazır çay, Beşiktaş vapurunda çift kaşarlı tost geliyor aklıma. İlk geldiğim günler “yok yiaaa, özlemiyorum” diye hava yapıyordum, İspanyollar da “o kadar güzel şehir özlenmez mi?” geyiği başlatıyorlardı. Meğer haklılarmış. Neyse…

  Bunların haricinde projemiz mükemmel ilerliyor. Artık engelli İspanyolcasını da ufaktan sökmeye başladık. Başta anlamayıp “he he” diye geçiştirmek zorunda kalıyorduk şimdi ufak ufak muhabbet ediyoruz. Ve her birini tanıdıkça daha da çok bağlanıyoruz onlara. Hayat hikayelerini öğrendikçe oturup ağlıyoruz, yaptıklarına gülüyoruz, oyunlar oynuyoruz…

  İşimizin en zor kısmı bu aslında. Dil bariyeri, başka bir ülkede yaşam vs. bunlar tırt. Zor olan onların hayatına tanık olup bir şey yapamamak. Sadece onlarla eğlenip gülerek günlerinin bir kısmını güzel geçirmelerini sağlıyoruz.

  Azizim diğer bir konu da bu bitmek bilmeyen İspanyol tatilleri. Daha yeni El Puente’yi atlattık. Havadan 4 gün tatil. Ne yaptık? Tatil o kadar çok ki hepsinde dışarı çıkılmıyor. Biz de Star Wars maratonu yaptık. İyi geldi… İki hafta falan çalışacağız sonra 20 Aralık- 6 Ocak yine tatil…  Spain rocks be anacım.

  "İspanya’da Navidad" bilgi ve belgelerini itinayla topluyorum. Yılbaşı gecesini de Madrid’de geçireceğim. Gözlemlerimi siz yurdum insanlarıyla tabiî ki de paylaşacağım. O zamana dek Adios!


  Şimdiden herkese Mutlu Yıllar! 2014 daha güzel olacak, rahat olun gençler! 
Devamını Oku »

22 Kasım 2013 Cuma

ispanya'da EVS: Zaragoza, Zihinsel Engel ile tanısmak... Kısacası Kasım ayı özeti

  Size bir iyi bir de kötü haberim var... Gelenekler dahilinde her zaman olduğu kötü haberle başlıyorum. EVS programı 7 yılı doldurduğu için sona eriyor. (ooohhhh, noooo, hayal kırıklığı, ben de gidecektim yiaaaa... falan filan). Şimdi kendinize gelin. Çünkü iyi haber geliyor... EVS tarihe karışsa da aynı sistem Erasmus Plus ile geri geliyor. Şuan yeni paketin içeriği tam olarak kesinleşmese de gönüllülük olayı devam edecek rahat olun gençler...

  Gelelim bendenizin Zaragoza sınırlarında ne işler karıştırdığına... Bir süredir hiçbir şey yazamadım çünkü stadyum kadar evimiz olsa da internetimiz yoktu. Allem ettik kallem ettik sonunda mutlu yuvamıza internet bağlattık. Yoksa mazallah Wi-fi kullanalım diye (gittiğimiz barlarda en ucuz içecek bira olduğundan) ayvamsı bir bira göbeğiyle anavatana dönecektik.

  Peki proje ve EVS'den n'aber?


  Başlarda açıkçası tereddütteydim. Çünkü hayatımda engelli insanlarla hiç bu kadar yakın olup iletişim kurmamıştım. Söylediklerini anlayabilir miyim? Bana alışırlar mı? Nasıl davranmak gerekir? Ne konuşacağız? Ne yapacağız?.. gibi bir sürü saçma sapan düşünce. Şu an ise her yaştan engelli bireyle can ciğer kuzu sarması olduk diyebilirim. Tüm korku ve tereddütlerimi bıraktım, bu koskocaman ailenin bir parçası oldum.

  Utrillo ve Grupos de Extension diye iki ayrı organizasyonda görev yapıyorum. Utrillo'da 18 yaş üstü engelli bireylerle workshoplar düzenliyoruz. Hepsi gerçekten iyi eğitim almış. Hepsinin farklı farklı zihinsel engelleri olsa da çok rahatlıkla günlük işlerini yapıp sorunsuz bir yaşam sürebiliyorlar. Bu grup biraz daha sakin sessiz. Ama onlarla olmak çok eğlenceli... Diğer grup ise engelli çocuklardan oluşan izci grubu. Yine hepsi farklı zihinsel engellere sahip ama ne olursa olsun çocuk... Çocuk! Kalplerinde sevgiden başka hiçbir şey yok. Sürekli sevgi gösteriyorlar ve sevgi görmek istiyorlar. Her biri ayrı melek. Ve yaptıklarıyla karnınıza ağrılar sokabiliyorlar. :) Ciddiyim bak!!.. Konuşmaları, yaptıkları, giydikleri, fikirleri.. En yorgun olduğunuz anda öyle bir şey yapıyorlar ki her şeyi unutuyorsunuz. O nedenle bu grubun bende yeri ayrı.

  Birden çok duygusala bağladım sanki...


  O zaman EVS'in eğlenceli kısmını gelelim... Biz en şanslı gönüllüler arasındayız çünkü kimi gönüllüler kuş uçmaz kervan geçmez köylerde kalırken biz şehrin orta yerine yerleştik anacım. Gece hayatı, tarihi mekanlar, her tür market, cafe, restoran ayağımızın dibinde. Haliyle para yetişmiyor. :) Monitörümüze konuyu açtık. "Oha!! O kadar parayı ne yapıyorsunuz? Ben 2 kişi, 2 de köpek sizin harcadığınız parayı harcamıyorum." dedi. "Alkolü azaltın biraz" demeyi de ihmal etmedi tabi. (Öhöömmm.. yok anne, kola dedi kola. )

  Bu arada, ayıptır söylemesi sevgili EVSseverler, merkezde bir bar bulduk. Cumartesi gecesi hariç her gece ücretsiz latin dansları dersi veriliyor. Evet, ÜCRETSİZ! Salsa, Merengue, Bachata, Tango ve ek olarak Sevillana yani Flamenko. Henüz üşengeçliğimizden ötürü başlayamadık derslere ama en kısa sürede o da olacak inşallah...

  Zaragoza'nın tarihi güzelliklerinden de bahsetmek isterdim size ama henüz benim de görme fırsatım olmadı. "Eammeeann daha 10 ay burdayız" diye diye atlatıyoruz her gün. Ama gece hayatı derseniz o başka... Kop-kop mekanlar iki bölgede toplanmış biri Casco Viejo denen şehrin en eski yerleşim yeri diğeri de El Rollo denen biraz daha uzak bir mahalle. Biz genelde Casco Viejo'yu tercih ediyoruz. Burada her türlü müziği bulabilirsiniz. Çok hoş Rock'n Roll barı da var, eller havaya yapabileceğiniz discoteca da... İçki fiyatları ise değişiyor. Birayı 3-4€'ya shot şişelerini ise 7-8€'ya alabilirsiniz.

  Zaragoza'da benim en sevdiğim bölge ise El Tubo denilen sokaklar bütünü. Ufacık ama birçok sokaktan oluşan labirentimsi barlar yığını... Kaybolmadan başını sonunu bulmak zaman alıyor ama kaybolmak hiç koymuyor insana. El Tubo tapas barlarıyla ünlü ve cidden çok leziz tapaslar yapılıyor. İsmini ve içeriğini bilmediğim onlarca tapas yedim ve her biri ayrı muazzamlıkta sanat eseriydi diyebilirim. Çok da pahalı değil. Barına göre değişse de bir tapası 1-3€ arasında değişen fiyatlarla alıyorsunuz. İnsanın karnı doysa da gözü doymuyor azizim.

Çok konuştum ama umarım enthusiasmınıza enthusiasm katmışımdır..
Bu tür eylemlerim devam edecektir
Şimdilik hasta luego!

Not: İspanyolların sevimlilik ötesi bir aksanları olduğu ve ingilizceyi de bu yüzden kıvıramadıkları için ev arkadaşım ile kendimizi eğlendirmenin yolunu bulduk. Her tanıştığımız ispanyola Sunshine ve Congratulations dedirtmeye çalışıyoruz. Şiddetle tavsiyedir! Siz de deneyin tanıdığınız İspanyollar üzerinde. Gülme garantili. Kesin bilgi!









Devamını Oku »